Hayvanlara Tecavüz ve Hayvan Genelevi -Yaşam -SosyetePLUS

Hayvanlara Tecavüz ve Hayvan Genelevi

Hayvanlara Tecavüz ve Hayvan Genelevi

Yazar: serdar Mercan

Tarihi: 26.08.2013 13:03:20

Çok küçüksün, savunmasızsın, korkuyorsun, dehşet bir acı içindesin,  sana işkence eden kişi tarafından elin kolun bağlanmış, ağzın tıkanmış, kaçamıyorsun. Bilincini yitirene dek dövülmüş, tekmelenmişsin, ardından sana işkence eden adamın bir başka adama  seni koysun diye para ödediği bir odaya sürükleniyorsun, öylesine korkunç bir fiziksel ve mental acı yaşıyorsun ki hayatta kalmamak için dua ediyorsun.

Bilincini kaybetmemişken adam bilerek iç organlarını parçalayacak, leğen kemiklerin kırılacak, derinin her yeri gerçekten parça parça olacak. Bacakların kırılma noktasına dek zorlanacak, kasların ve bağ dokuların paramparça olacak, kemiklerinden koparak ayrılacak; sana saldıran adam vücut parçalarının kopması için vücudunu zorlayacak. Bu kadar minik, masum birisi için öylesine büyük bir acı, öylesine büyük bir korku ki…

Bütün bunlar olurken birisi sana yardım eder diye, kim olursa olsun, yeter ki bitsin diye çığlık atıyorsun. Mücadele etmeye çalışıyorsun ama yapamıyorsun; bağlanmışın, ağzın tıkanmış, kendini hiçbir biçimde savunamıyorsun.

Ölümün sana karşı nazik olmasını, ve seni artık seni hiç kimsenin incitemeyeceği bir yere götüreceğini ümit ederek dua ediyorsun; çünkü olur da hayatta kalırsan, yarın ya da öteki gün, sahibin  seni istismar edip sana tecavüz etsinler diye bir başkasından  para alacak.

Başına geleni anlamıyorsun. Neden hiç kimse seni kurtarmaya gelmiyor? Bu adam sana neden bunu yapıyor? Bu dehşet verici şeyi yaşamana sebep olacak denli yanlış ne yapmış olabilirsin ki?

GERÇEK ŞU: Sen yanlış hiç bir şey yapmadın, sen masumsun. O adamın sana bunu yapmasına izin verilmesinin sebebi, senin hayvanlarla cinsel ilişkiye girmeyi önleyen hiçbir yasanın bulunmadığı bir ülkede, bir hayvan genelevinde olman…

….

2002 yılında yapılan bir araştırmaya göre hayvanlarla cinsel ilişkiye giren gençlerin %96’sı insanlara karşı da cinsel suçlar işliyor.

FBI seri cinsel cinayet suçu işleyen insanların ortak noktalarından birinin, hayvanları da cinsel anlamda istismar etmesi olduğunu söylüyor.

1 Eylül 2012 tarihinde Danimarkalı hayvan hakları aktivistleri ve hayvan severler, Danimarka’da hayvan genelevlerine karşı yürüyüş yaptı…

TÜRKİYE

Bu köpek belediye binasının arkasında tecavüze  uğradı ve  öldürüldü.

Türkiye’de bir köpeğin tecavüze uğradığını duymanın tuhaf hiç bir tarafı yok. Her yerde oluyor ve bazen günlük bazda yaşandığını öğrenmeniz için tek yapmanız gereken şey Facebook’ta biraz zaman harcamak…

Ancak bu vaka biraz  değişik. Sonuç aynı: bir köpek önce tecavüze  uğruyor, ardından öldürülüyor…farklı olan, suç MAHALLİ.

Tecavüz Ankara’da Sincan’da meydana geldi.

Güvenlik güçleri tarafından sürekli korunan bir binadan bir kaç metre uzakta bir köpek tecavüze uğruyor, çığlıkları duyuluyor, uzaktan duyulabiliyor…ama hiç kimse birşey yapmıyor.

Sincan Belediyesi olayı reddetti. Let’s Adopt grubu Belediye Başkanı Mustafa Tuna’nın imajına zarar verdikleri gerekçesiyle dava açmakla tehdit edildi. Belediye Başkanı olayı duymaktan duyduğu üzüntüyü diye getirse de olay duyuldukça ve üzerine gidildikçe tavır değişti, Sincan’da böyle  bir olay yaşandığı dahi reddedildi.

BREZİLYA

18 Eylül 2012 tarihinde resimde görülen köpek Brezilya’daki bir benzin istasyonunda tecavüze uğradı. İnsanlar çığlıkları duyunca polisi aradı.

Odaya girdiklerinde polisler her yerinde kan olduğunu, zavallı köpeğin durumunun hiç iyi olmadığını gördü. Köpek hemen hastaneye kaldırıldı, çok fazla kanaması vardı, iç organları parçalandığı için kanama durdurulamıyordu.

Hayvan refahı grubu Associações AAPA, Amigos do Canil e SOS Bicho de Rua imza toplayarak şu anda serbest olan tecavüzcünün ağır cezaya çarptırılmasını istedi.

BORNEO

Michael Mountain tarafından yazılan yazı hayvan genelevleri ya da hayvanlarla cinsel ilişkiye giren insanlarla ilgili…Yukarıdaki resimdeki hayvan, yazıda sözü edilen Pony. Pony söz konusu köyde fuhuş amaçlı çalıştırılıyor

Herhalde bu hafta yeterince tecavüz sözcüğü duydunuz- “zorla” tecavüz ve “meşru” tecavüz gibi fikirleri kastediyorum.

Tecavüz tanımınız ne olursa olsun, bu sözcük Latince “yakalamak” anlamına gelen bir kökten geliyor ; toprak, mülkiyet ve diğer canlıları şiddetli bir şekilde ele geçirmek anlamına da gelmiştir.

Tabii bu da bizi Endonezya’daki yağmur ormanlarının tecavüze uğramasına getiriyor- tecavüze uğrayanlar (kelimenin her anlamıyla) yakın kuzenlerimiz olan orangutanlar.

Ormanlar palmiye yağı tesisleri için yer açmak adına yakılırken, geri kalan az sayıda ve tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan orangutanlar da alevlerin içinde kalıyor ya da ormanın uçlarından kaçmaya çalışıyorlar ama burada yakalanıyor ve egzotik pet ticareti için satılıyorlar.

Ya da Pony ismindeki orangutanda olduğu gibi, fuhuş yapmaları için satılabiliyorlar.

Borneo Orangutan Kurtarma Kuruluşu’na göre:

“Pony, Borneo’daki bir fuhuş köyünde bulunan bir orangutan. Onu bir duvara zincirlenmiş bulduk, şilte üzerinde uzanıyordu. Bütün vücudu traş edilmişti. Eğer bir erkek yanına giderse anında arkasını dönüp kendisini sunuyor, cinsel hareketler yapıyordu. Bir seks kölesi olarak kullanılıyordu.

Onu kurtardığımızda herhalde altı ya da yedi yaşındaydı, bir kadın tarafından uzun süre alıkonulmuştu. Kadın hayvanı vermeyi reddetti; çünkü herkes Pony’i seviyordu, ayrıca Pony onların gelirlerinin büyük bir bölümü demekti. Ayrıca Pony’nin şanslı olduğunu düşünüyorlardı, çünkü lotoda hep kazanan numaraları seçiyordu Pony.

İsterseniz bir insan seçebiliyordunuz ama erkeklerin çoğu için orangutanla seks yapmak orijinal birşeydi. Onu her gün traş ediyorlardı, yani derisinin her yerinde kızarıklıklar vardı, çok kötü tahriş olmuştu. Sivrisinekler rahat bırakmıyordu, ısırakları artık septik hal almıştı, enfekte olmuştu, çünkü Pony sürekli yaralarını kaşıyordu. Erkekler Pony’ye yüzükler ve  kolyeler takıyordu.”

Pony’nin öyküsünü sıradışı sanmayın. Tecavüze uğrayanlar da sadece orangutanlar değil; bütün yağmur ormanı ve bir zamanlar yağmur ormanı yuvaları olan bütün orangutanlar tecavüze uğruyor.

İki ay önce Sumatra’daki ormanları mahveden büyük bir yangın yaşandı, palmiye yağı tesisleri için toprak kazandılar böylece.

Sumatra’da 7,000 orangutan kaldı- eski sayılarına göre  çok çok az. Haziran’ın sonunda, ormanlardan biri, Tripa ormanında eskiden 3,000 orangutan yaşıyordu, şimdi sadece 200 orangutan kaldı.

IUCN’nin  “Tehlike Altındaki Türlerin Acil Listesi”’ne göre:

“Son 75 sene içerisinde %80’i aşan bir düşüş yaşandı. Bu düşüş ormanlar büyük bir tehditle karşı karşıya olduğu için devam ediyor. Çoğu orangutan koruma altına alınmış alanlarında dışında, potansiyel kereste yapım alanları da dahil. Bir süre görece bir denge sağlandı ise bile bu ormanlar üzerindeki baskı yeniden artıyor.

Bölgedeki orangutanlarla ilgili son tahmin 7,300 civarında oldukları.  Bu liste dışındaki orman parçalarında belki az sayıda orangutan olabilir, uzun vadede bu sayıların hayatta kalması mümkün değil.”

İşte bu çok geniş, endüstriyel, insanlık dışı ya da belki de son derece insani bir ölçekte bir tecavüzdür. Ve ne yazık ki hepimizi bunun bir parçasıyız. Gıda ürünlerinin, kozmetiklerinizin, işlenme sürecinde yağ içeren herşete, makyaj malezemesinden kurabiyelere dek herşeye dikkat edin. Eğer içindekiler kısmında palmiye yağı yazıyorsa bu tecavüzü gerçekleştiren şirketlere para gönderiyorsunuz demektir.

Ve bu durumda söz konusu tecavüz sadece “zorla” olmuyor; kelimenin her anlamında “meşru” da oluyor çünkü.

Ayrıca 20 dakikalık şu video izlenebilir. Bu videoda Endonezya’da yaşanan olay anlatılıyor.

 

Haberin Okunma Sayısı : 55861

YORUMLAR